Subemiz, “Yargi ve Referandum” konulu bir söylesi düzenledi. Mehmet Akif Inan Toplanti Salonu’nda yapilan söyleside Sube Yönetim Kurulu üyelerimiz ile Ilçe temsilcilerimize hitap eden Marmara Üniversitesi Ögretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sentop, Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) mevcut haliyle yargidaki en büyük sorun oldugunu ifade ederek, “Yerel mahkemelerin temsil edilmedigi Yargitay ve Danistay üyelerinden olusan yapi, yargidaki iç çekismenin ana nedenidir. Demokratik olmayan bir kurum, referandum sonrasi 10 tane yerelden gelecek temsilci ile daha demokratik hale gelecektir” dedi.
Hukukun malzemesinin bozuk oldugunu kaydeden Sentop, sözlerini söyle sürdürdü: “Malzeme kötü, uygulama iyi olursa; iyi sonuçlar alinabilir. Kötü malzeme ile iyi bir asçi iyi yemek çikarabilir. Iyi malzeme ile kötü bir asçi iyi yemek çikaramayabilir. Türkiye’de hukukun malzemesi bozuk, bundan süphe yok. Fakat hukuk adamlarinin ne kadar hukukçu olduklari da ortadadir. 367 gibi kararlari gördük. HSYK’nin aldigi tartismali kararlari ve Ergenekon Davasi ile ilgili tasarruflarini bütün toplum izliyor. Fazla söze gerek yok. Mevcut sistemden yerel yargiçlar rahatsiz. HSYK’nin genis yetkisi var. Referandum bu çarpikligi düzeltiyor.”
“1924 yilindaki ilk Anayasa’nin ikinci maddesi, ‘Devletin dini Islâm’dir’ der. Meclisin birinci vazifesi ‘Ahkâm-i seriyyenin tenfizi’ seklinde ifade edilir” diyen Doç. Dr. Mustafa Sentop, “Bugün yasananlarin temelinde 27 Mayis 1960 darbesi var. Fakat daha sonra darbe dönemlerinde yapilan anayasalar ideoloji anayasasina dönüstürüldü. Anayasa’nin bir ideoloji olmaktan çikarilmasi lazimdir. Anayasa mahkemeleri bütün dünyada ‘temel hak ve özgürlükleri korumak, bu görevi yerine getirmek için’ kurulmustur. Avusturya’da özeldir. 1949’da Italya’da, 2. Dünya Savasi’ndan sonra Almanya’da kurulmustur. Dünyada 4. olarak ise Türkiye’de kurulan Anayasa Mahkemesi, hükümetlerden, Meclis’ten yukarida konumlandirilmis, demokratik sistem vesayet altina alinmistir. Meclis yasa yapiyor, Anayasa Mahkemesi sekil degil, usule girerek müdahale ediyor. Meclis anlamsizlasiyor” seklinde konustu.
Sentop, Anayasa degisikliginin kabul edilmesiyle Türkiye’nin önünü açacak bir adimin atilmis olacagini belirterek, “Ardindan da köklü bir Anayasa degisikligi belki mümkün olacak. Hukuk sisteminin mesruiyet zeminine ihtiyaci var” ifadesini kullandi.
Referandumdan ‘evet’ çikmasinin önemli oldugunu vurgulayan Doç. Dr. Sentop, söyle konustu: “Türkiye’nin gerçek anlamda demokratik bir ülke olmasi için bu bir firsat olarak görülmelidir. Askeri vesayet bu ülkenin kaderi olmamalidir. Referandumun 12 Eylül’ün yildönümüne denk gelmis olmasi da ayri bir anlam tasiyor. Darbelerle hesaplasmak isteyenler, darbenin yildönümünde demokratik bir Türkiye için ‘evet’ demelidirler.”
Türkiye’nin en büyük memur sendikasi olan Memur-Sen’in bu referandumda en yüksek sesle ‘evet’ diyecegini deklare etmesini önemsedigini dile getiren Sentop, referandumun, ‘demokrasi istiyorum’ diyenlerin samimiyet testi oldugunu söyledi.