Sube Baskanimiz Ahmet Sert, 13.08.2009 tarih ve 27318 sayili Resmi Gazetede yayimlanarak yürürlüge giren Milli Egitim Ba- kanligi Egitim Kurumlari Yöneti- cilerinin Atama ve Yer Degistirme- lerine Iliskin Yönetmelik’in 22. maddesi dogrultusunda bulundugu okullarda 5 yilini dolduran okul müdürlerine rotasyon uygulamasi ile ilgili olarak gündemde birçok iddia yer aldigini ifade ederek, “Kendi okulunda 5 yil ve daha fazla çalismis müdürlerin, tercih hakki taninarak, puan üstünlügü esasina dayanilarak, kendi kurumlariyla es deger diger kurumlara atamasi yapilacaktir. Buradaki temel amaç, okullarda artik kaniksanmis is körlüklerinin giderilmesi, yenilik ile getirilen enerjiyle egitimin kalitesinin ve verimliliginin artirilmasi, bazi kurumlarin kendi kurallarina göre degil de, kisilerin inisiyatifi ile yönetilmesinden kurtarilmasi, aliskanlik olusturmus hantalligin bertaraf edilmesi hedeflenmektedir. Burada sanki okul müdürleri sahsen hedef alinmis, özellikle yerlerinden edilmek istenmis gibi bir tavir alinarak yönetmelik için sosyal linç uygulanmak istenmektedir” dedi.
“Durumu akliselim bir mantik ile irdeledigimizde, her seyden önce sahislari mi yoksa kurumlari mi mihenk almaliyiz?” diye soran Sert, sunlari söyledi: “Elbette asil olan kurumlardir, kurumlarin devamliligidir. Sahislar kurumlar için bu kadar belirleyici olmamalidir. Yapilan itirazlara bakacak olursak, müdürler yer degistirince sanki okullar batacak, sistem çökecekmis gibi bir durum yaratilmak istenmektedir. Çikacak(!), aslinda memnun olmayan sahislar araciligi ile çikartilacak kaosla devlet tehdit edilmektedir. Ülkede her yil binlerce amir, memur yer degistirmekte, yüzlerce üst düzey yönetici görev yerini degistirmekte, hiçbir kargasa veya sorun yasanmamaktadir. Is, okul müdürlerinin ayni il içinde esdeger okullar arasinda yer degistirmesine gelince kiyamet koparilmaktadir. Bizce burada kiyametin kopartilip isin hengâmeye getirilmesindeki amaç; malum çevrelerin ve onlarin kollayiciligina soyunan sendikalarin, sistemin iyilestirilmesi, egitim ortamlarinda yenilesme, durgunlugun ortadan kaldirilmasi, kendi okulunda çok basarili olan müdürlerin yeni gidecegi okulda da ayni basariyi devam ettirerek okullarin durumlarinda iyilesme gibi birçok olumlu olabilecek taraflarini bilerek ve isteyerek iskaliyor, isi sadece yer degistirecek müdürler açisindan ele alarak müdürler sürülüyor, yerinden ediliyor çigliklari atarak kurumlari sahislara feda ediyor. Müdürler ayni, gidecekleri okullar esdeger olmasina ragmen vazgeçilemez olan sey nedir? Kamu kurumlarinda çalisan herkes kanun ve yönetmelikler dogrultusunda yer degistirmesi olagan bir durum iken, her yil tayin döneminde binlerce ögretmen yer degistirip okullarin kadrosu sürekli degisirken, müdür olunca niye yer degistirme zora kosulmaktadir? Bu konuyla kamuoyunu her gün mesgul etmeye çalisan bu çevreler aslinda konuya dair Bakanlikla yaptiklari ilk görüsmede yönetmeligi kabul etmislerdi. Sonradan ne olduysa yönetmeligin bir maddesini ve diger bir maddenin de ‘bilgisayar kurasi ile belirlenir” ibaresini mahkemeye vermislerdir. Mahkemeyi kaybetmelerine ragmen yakin zamanda hiçbir sey elde edemeyeceklerini bile bile müdürler üzerinden bürokratik oligarsiye sahip çikmalari akla baska sorular getirmektedir. Bilgisayar kurasi çekilmesi ile ilgili olarak da; tercih hakkina dayanarak puan üstünlügü ile esdeger kurumlara atama yapildiktan sonra yerlesemeyen üç-bes kisi için ise çekilis yoluyla yerlestirme yapilacak olmasi, ki esdegerler arasinda eleyici kriter kalmayinca kura en son çare görülmesine ragmen ‘çekilis ile müdürlük mü olur?’, ‘tombaladan müdür mü çekilir?’ diye yaygara yapilmaktadir. Bunun asil anlami, ‘daha önce iktidarimiz döneminde memleketin köse taslarina oturttugumuz agabeylerimiz yerinden oluyor, iktidardan pay alamiyorum, asabiyim, mazeretim var’ sendromudur.”
Halkçiligi, devletçiligi ve milliyetçiligi kimseye birakmayanlarin memleketin gelecegi söz konusu oldugunda kendisinden baskasini düsünmedigini her konuda ve platformda gösterdigini belirten Sert, “Teklif edilen her seye ‘hayir’, yapilan her degisiklige ‘istemezük’ diye feveran eden bu malum çevre, yapilan her seyi gönlüne göre bulmayip mahkeme koridoruna tasimaktadir. Yenilmislik psikozundan çikamadigi için de, her mahkeme kararini zafer kazandik nidalariyla duyurmak istemektedir. Bizce önemli olan, kimin yaptigi degil, ne yaptigidir; sahislarin gelecegi degil, kurumlarin devamliligidir. Sistemin iyilestirilmesi, egitimin niteliginin artirilmasi hepimizin gelecegidir” seklinde konustu.