Genel Yetkili Sendika

Geleneksel Iftarimiz Yogun Katilimla Gerçeklesti

Subemiz, Sehitlik Aile Çay Bahçesi’nde bin 250 üyemize iftar verdi. Yemege, Il Milli Egitim Müdürü Hanifi Sahin, Il Milli Egitim Müdür Yardimcisi Mehmet Sarmis, Teftis Kurulu Baskani Yusuf Kir, Milli Egitim Sube Müdürü Erol Özçinar, AK Parti Il Yönetim Kurulu üyeleri, Karaköprü Belediye Baskani Av. Nihat Çiftçi, 2. Tapu Müdürü Ilyas Gezen, TÜMSIAD Baskani Ali Mehmet Sadik Sade ve Yönetim Kurulu üyeleri, tüm Ilçe temsilcilerimiz ve Yönetim kurullari, birçok sivil toplum kurulusu baskan ve yöneticileri ile üyelerimiz katildilar.

Programda bir konusma yapan Sube Baskanimiz Ibrahim Coskun, yetkili sendika olarak görevlerinin, özelde üyelerinin özlük, mali ve sosyal haklarini korumak ve gelistirmek, genelde ise Türkiye’nin demokratiklesmesi ve özgürlesmesi için mücadele etmek oldugunu söyledi.

Toplu görüsme konusuna da deginen Coskun, söyle konustu: “Bu yil toplu görüsmelerin sonuncusu oldu insallah. Bundan sonra toplu sözlesme olacaktir. Bu yil 9. dönem toplu görüsmelerine yetkili konfederasyon olarak giren Memur-Sen, bu yasayla bu masadan yüzde 4+4 maas zammi, 80 TL ek ödeme, es için 20+20 aile yardimi, sendika üyesi memurlara 3 ayda bir 45 TL toplu görüsme primi verilmesi ve enflasyon farki ödenmesi konusunda mutabakat sagladi. Ayrica sendika olarak sözlesmeli ögretmenlerimiz kadrolarini alincaya kadar, kadrolularla sözlesmeliler arasindaki farkin bitirilmesini istiyoruz. Sözlesmeli ögretmenlerimize hayirli olsun. Bu mutabakat metninden sonra es yardimindan sözlesmeliler de faydalanacak.”

Türkiye’nin bugünkü en büyük sorununun halki dönüstürmek isteyen seçkincilerin halki provoke etmeleri oldugunu ifade eden Coskun, “Türkiye’de devletçi zihniyet halka tepeden bakma kültürünü asilamistir. Türkiye’de devletin nimetleri üzerine oturan ve bu hakkin kendilerine tahsis edildigine inanan bu sinif, cumhuriyetin, demokrasinin, siyasetin, toplumun kendi tekellerinde olduguna inaniyor. Bu zihniyet, ülkeyi sürekli bir korku ve yasaklar imparatorluguna dönüstürdügü içindir ki onlarin gözünde Türkiye etrafi düsmanla çevrili ve her an içten ve distan isgale hazir bir ülke konumundadir. Bugün anayasadaki bu kismi degisikliklere karsi çikmalari aslinda bu korkunun sonucudur” seklinde konustu.

Türkiye’de degisim sancisinin çoktan basladigini ve bu süreci engellemeye kimsenin gücünün yetmeyecegini vurgulayan Coskun, “Rejimi koruma adina kendi toplumunu, kendi insanini korkutan, agitlariyla besleyen, daha sonra bu korku ve agitlari toplumun degerlerine karistirarak kendi iktidarini yeniden üreten bir rejimin, demokrasiyle de insanlikla da ilgisi yoktur. Dolayisiyla bu olumsuz tabloyu ortadan kaldirma zamani ve firsati gelmisken vicdani sorumluluk sahibi olan her kesim referanduma ‘evet’ diyerek katki saglamalidir” dedi.

Ibrahim Coskun, üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlügüne geçmek için önce referanduma ‘evet’ diyeceklerini, ardindan daha genis kapsamli bir anayasa degisikligi için seslerini yükselteceklerini kaydetti.