Sube Baskanimiz Emrullah Aydin, Milli Egitim Bakanligi Ortaögrenim Burs ve Yurtlar Dairesi Bas- kanligi’nin 12/11/2010 tarih ve 2310 sayili yazisinda, 2010 yili Parasiz Yatililik ve Bursluluk Sinavi ile ilgili yapilan incelemelerde, bazi kurumlarca genellikle ögretmenlik mesleginde bulunanlarin ailesinin fert basina düsen yillik gelirinin hesaplanmasinda ek gelirlerinin beyannamede gösterilmediginin tespit edildigi, bu nedenle 2010 yilinda bursluluk sinavini kazanan ögrencilerin ailelerinin maddi durumlarinin sadece 2009 yilina ait tüm gelirlerini kapsayacak sekilde arastirilmasi ve 2009 yili fert basina düsen yillik geliri 4590 TL’yi geçenlerin bursluluklarinin iptal edilmesinin istendigini hatirlatarak, “Parasiz Yatililik ve Bursluluk Sinavi’na basvurabilmek için ailenin yillik gelirinin kisi basina düsen net miktari esas alinmaktadir. Isin en vahim tarafi da burasi” dedi.
2007 yilinda 5100 TL olan kisi basina gelirin alt limitinin, 2008 yilinda 5400 TL iken, 2009 yilinda 4353, 2010 yilinda 4590 TL olarak belirlendigini kaydeden Aydin, “Bu miktarin düsürülmesinden dolayi ögretmen çocuklari bursluluk sinavlarina girememektedir. Çift maasli ögretmen çocuklarinin bu imkândan yararlanmasi imkânsiz oldugu gibi, tek maasli üç veya daha az çocugu olan ögretmelerin çocuklari da sinavlara basvuru yapamadiklari gibi, burs alanlarin da burslarinin kesilmesi çalismasinin baslatildigi anlasilmaktadir” seklinde konustu.
Fert basina düsen gelir miktarinin hesabinda iki hususta hata yapildigini anlatan Aydin, sözlerini söyle sürdürdü: “Ögretmenlerin devamlilik arz eden gelirlerinin hesaplanmasi gerekirken, ek ders ücreti geliri gibi sürekliligi bulunmayan ve arizi nitelikte olan gelirlerin hesaplanmasi yapilmistir. Oysa bugün ders ücreti alan bir ögretmenin bir ay sonra ders ücreti alabileceginin garantisi yoktur. Yine 2009 yilinda bursluluk yönetmeliginde yapilan degisiklikle kisi basina yillik gelirde baz alinacak olan Maddi Yoksunluk Siniri’nin ‘dört katini geçemez’ ifadesinin, ‘üç katini geçemez’ sekline dönüstürülmesinden dolayi 2007’de bursluluga esas alinan kisi basina yillik gelir miktari 5100 iken, bu oran ülkemizin büyümesinin tersine, 2010 yilinda 4590 TL’ye düsmüs oldu. Bunun izah edilir bir yani yoktur. Bu düzenlemeden derhal geri adim atilmalidir.”
Diger yandan, serbest meslek sahiplerinin, bir ülke gerçegi olarak gelir beyannamelerini gerçekten çok uzak bildirmelerinden dolayi, yazlik, kislik, yati, kati, son model arabalari olan insaat müteahhitlerinin, kuyumcularin, avukatlarin, muhasebecilerin çocuklari bursluluktan yararlanabilecekken, sabit gelirli devlet memurlarinin büyük bölümünün çocuklari bundan yararlanamayacagini dile getiren Aydin, “Bu çarpik durumun bir baska sonucu da; burslugu amacina hizmetten uzaklastiriyor olmasidir. Zira MEB burslulugunun asil esprisi, basarili ögrenciyi ödüllendirerek, basariya tesviktir. Ülkemizde iki milyon memur oldugunu düsündügümüzde, bu ailelerin çocuklari bu yaristan düstügünde, dogal olarak basari ortalamasi da düsmektedir. Yani daha az basarili ögrenciler burs alabilme durumuna gelecektir. MEB’in bu yanlistan derhal geri adim atmasi gerekmektedir. Ögretmen çocuklari bu ülkenin üvey evlatlari degildir” diye konustu.