Genel Yetkili Sendika

Büyümemizde Inancin ve Pozitif Düsünmenin Etkisi Büyüktür

Subemiz, Aliaga Tüpras Halk Egitim Merkezi’nde, Zihinsel Gelisim Uzmani Ziya Baran’in konusmaci oldugu “Pozitif Yasam ve Basari” konulu bir konferans düzenledi.

 

Konferansin açilisinda bir konusma yapan Sube Baskanimiz Abdurrahim Senocak, Izmir’de az bir sayiyla sendikal faaliyetlere basladiklarini belirterek, bu sayiyi bugün 3 bine tasimalarinda inancin ve pozitif düsünmenin büyük etkisi oldugunu söyledi. Sendikal anlayislarinin ilkeli, demokrat ve özgürlükçü oldugunu vurgulayan Senocak “Ülkemizin öteden beri yiginla sorunlari var. Biz bu sorunlarin çözümü için çalisiyor ve bunlar için kafa yoruyoruz. Bu noktada birçok çesitli bilimsel toplantilar, konferanslar düzenliyoruz. Türkiye çapinda bugüne kadar hiç yapilmamis uluslararasi oturumlar, kongreler düzenliyoruz. Örnegin geçen sene ‘Uluslararasi Egitim Felsefesi Kongresi’ düzenledik. Türkiye’de bu ölçekte bir faaliyet yapilmamisti daha önce. Bu tip faaliyetleri üyelerimizden aldigimiz güçle yapiyoruz” dedi.

 

Senocak, sistematik bir sekilde verdikleri emek mücadelesiyle Türkiye’nin en büyük sendikasi olduklarini ifade ederek, “Birileri sendikaciligi olumsuz düsünce üzerine insa ederek, yaparken, biz olumlu yönde ele alarak sürdürmeye çalisiyoruz. Diyalog ve uzlasmadan yana olan tavrimizla kisa zamanda Türkiye’nin gündemine oturduk. Dolayisiyla herkes kendi isini yapmali, kendini iyi anlatmali ki, çalisanlar takdir etsinler” seklinde konustu.

 

Senocak’in ardindan kürsüye gelen Zihinsel Gelisim Uzmani Ziya Baran, pozitif düsünmenin insan hayatindaki önemi üzerinde durdu. Baran, insanlarin olumsuz düsünmeleri için hiçbir nedenin olmadigini ve pozitif düsünmenin sanilanin aksine çok kolay oldugunu kaydetti. Baran, “Eger bir insan istedigi bir seyin olacagina yüzde 100 inanirsa, yüz milyarlarca hücrede yuvalanmis olan müthis zekâ harekete geçer. Bu hareket sonrasinda tüm vücudumuzla istedigimiz seye odaklaniriz. Beynimizde olusturdugumuz istek karsimiza çikar. Bu nedenle bütün inancimizi tek bir noktaya odaklamamiz gerekir” diye konustu.

 

Ögretmenlerin sinifta devamli olarak pozitif konusmasinin ögrenci üzerinde olumlu bir etki yarattigini vurgulayan Baran, “Bir ögretmen eger sinifta sürekli pozitif konusuyor ve ögrencilere ‘yapabilirsiniz’ mesaji veriyorsa, ögrencilerin zihninde bir isilti ortaya çikar. Ögrencilerde olusan bu pozitif düsünce, onlarin en kötü anlarinda bile basarili olacaklarina dair güçlü bir inanci içlerinde barindirmalarini saglar. Bu nedenle ögretmenlere tavsiyem, ögrencilerle konusurken gülümseyin, koridorda dolasirken gülümseyin. Bu, ögrencilerin sizinle vakit geçirirken daha fazla keyif almasina da neden olur” degerlendirmesinde bulundu.

 

Ziya Baran, televizyonun insan hayatinda olumsuz bir etki olusturdugunu dile getirerek, söyle konustu: “Almanya’da yapilan bir arastirmada iki saat TV izleyen bir insanin zihni o kadar tembellesir ki, o kisinin eski performansina ulasmasi için en az iki hafta zihinsel egzersiz yapmasi gerekir.”

 

Beyni en iyi gelistiren seyin kitap okumak oldugunun altini çizen Baran, ailelerin çocuklarina kazandiracaklari en iyi seyin kitap okuma aliskanligi oldugunu sözlerine ekledi.