Genel Yetkili Sendika

Başörtüsü Yasağı Bir Utanç Vesikasıdır

Şube Başkanımız Mustafa Kır, insan hakkı, yönetenlerin yönetilenlere bir lütfu değil, insan olmanın bir gereği olduğunu belirterek, “Ancak her insan doğuştan özgür eşit ve onurlu bir yaşama hakkına sahip olmasına rağmen dünyanın değişik yerlerinde insanların can ve mal güvenliği, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce ve ifade hürriyeti ile seçilme hakları alenen çiğnenmektedir” dedi.

Evrensel hukuk metinleri yok sayılarak, Suriye’de, Filistin’de, Myanmar’da, Afganistan’da Yemen’de, Bangladeş’te, Irak’ta, Doğu Türkistan’da ve dünyanın daha birçok yerinde savaş, işgal gibi sebeplerle insanların yaşama haklarının ellerinden aldığını, ülkemizde ise en büyük haksızlığın kadınlara uygulanan başörtüsü yasağı ile boy gösterdiğini söyleyen Kır, “Başörtüsü yasağı, sadece kadın-erkek eşitliğini değil, aynı zamanda kadının-kadına karşı eşitliğini de ortadan kaldıran çağımızın en büyük ayıbıdır. Erkekler ve başını açan kadınlar öğrenimlerini rahatça yapabilirken, kamu kurumlarında çalışabilirken, milletvekili seçilebilirken; başını örten kadınların TBMM’ye girememesi, milletvekili seçilememesi, kamuda görev alamaması ayırımcılığın bizzat devlet eliyle yapıldığının açık göstergesidir” şeklinde konuştu.

Başörtüsü bahane edilerek kişinin eğitim-öğretim, seçilme, çalışma ve sosyal güvence haklarının ellerinden alınmasının evrensel hukukun çiğnenmesi anlamına geldiği gibi, yasal dayanağı olmadığı halde başörtüsünün suç sayılmasının da yasal ve anayasal suç olduğunu dile getiren Kır, sözlerini şöyle tamamladı: “İnsanlık onuru ancak temel hak ve hürriyetlerinin korunması ile sağlanabilir. Başörtüsü yasağı, inanma ve inandığı gibi yaşama hürriyetinin önüne konulan bir engel olduğu gibi, bir demokrasi ve insanlık ayıbıdır. İnsanlık adına bir utanç vesikasıdır. Ülkemiz bu utanç vesikasından derhal kurtarılmalıdır.”