Şube Başkanımız Kerem Yıldırım, Doğanşehir’in Sürgü Beldesi’nde bulunan Çok Programlı Lise ile ilgili ‘öğrencilere zorla başörtüsü taktırılıyor’ şeklinde Eğitim-Sen Malatya Şubesi tarafından ortaya atılan iddianın gerçek dışı olduğunu söyledi.
Şube olarak Sürgü ÇPL’yi ziyaret ederek, iddia ile ilgili kaynağından bilgi aldıklarını ifade eden Yıldırım, “Hem okul müdürü hem de öğretmenler, basında yer alan iddiaların tamamen asılsız olduğunu belirttiler. Özellikle bir eğitim sendikasının böyle asparagas bir habere aracılık etmesi ilkeli sendikacılık anlayışına yakışmıyor” dedi.
Adı geçen Çok Programlı Lise ile ilgili haberin tamamen yalan olduğunu kaydeden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiçbir geçerliliği mevcut değildir. Maalesef Eğitim-Sen Malatya Şubesi sendikal faaliyetler yürüteceğine iftira atarak inançlara saldırmakla uğraşıyor. İdeolojik tutumun dışına çıkamıyor. Söz konusu sendika, şehrimizde bulunan okullara ‘dinsel kıyafete hayır’ şeklinde afişler asıyor. Yaptıkları bu faaliyet bile onların ne denli ideolojik davrandığının açık göstergesidir. Özgürlüklerden bahsedenlerin aslında ne kadar jakoben bir kafa yapısına sahip olduklarını ibretle izliyoruz. Geçmişte herkese özgürlüğü savunduğunu iddia edenlerin bugün sadece kendi ideolojik görüşünde olanlar için özgürlük istediğini görüyoruz. Suçsuz insanları karalayarak, eğitim kurumlarını ve eğitimcileri hedef göstererek, eğitim camiasına büyük zarar vermektedirler. Bu toplumun değerlerine hakaret edenleri bu toplum asla affetmeyecektir.”
Özellikle Sürgü Beldesi’nin hedef seçilerek karıştırılmaya çalışıldığını belirten Kerem Yıldırım, “Ramazan ayında çok basit bir meseleden dolayı Sürgü’de yine bir tezgâh planlandı, toplumsal bir çatışma hedeflendi. İnsanlarımız bu tezgâha prim vermediler. Kaos çıkararak nemalanmak isteyenler boşuna heveslenmesinler. Bizler eğitimciler olarak kılık-kıyafetle, kılla-tüyle değil, eğitimin kalitesine ne kadar katkı sunabileceğimizle ilgilenelim. Çocuklarımızın ve gençlerimizin değerlerine bağlı, bilgiyi özümsemiş, gelenekle geleceği sentezlemiş kişiler olarak yetişmelerine katkı sağlayalım. Özgür olmanın ön şartı özgür düşünmekten geçer. Güneşi cebinin astarında kaybedenler, buz çölünde yol almaya mahkûmdurlar” şeklinde konuştu.