Genel Yetkili Sendika

Kaybettikçe Densizleşiyorlar

Şube Başkan Vekilimiz Muammer Karaman, Türkiye genelinde başlattığımız eylemin her geçen gün genişleyerek büyüdüğünü ifade ederek, “Bu eylem, işyerlerine huzuru, barışı getiriyor; baskıyı, dayatmayı kovuyor” dedi.

Kendine sivil toplum örgütü diyen her sendikanın eğitim çalışanlarına yapılan dayatmalara karşı çıkıp serbest kıyafet eylemine destek olması gerektiğini belirten Karaman, “Ancak sadece adı sivil olan örgütler, içinde bulunduğu topluma yabancılaşmış kuruluşlar toplumun taleplerine göz kapayabilir” şeklinde konuştu.

Eğitim-Sen şube başkanının serbest kıyafet eylemini, ‘dinsel muhafazakarlaşmanın önü açılmak isteniyor’ diye eleştirmesine tepki gösteren Muammer Karaman, şunları kaydetti: “Başörtüsünü dinsel simge görmek şaşılığı bizi şaşırtmadı. Zira 2003 yılında genel başkanları 14 asır önce köhnemiş karanlık fikir diyerek İslam dini hakkında beyinlerinde barındırdığı düşünceleri ortaya kusmuştu. Kaybettikçe daha da marjinalleşen bu sendika, eylemimizle birlikte milletin ve inançlarının karşısındaki durumunu bir kez daha ortaya koymuştur. Sendikacılık anlayışını Doğu’da Kürt milliyetçiliği, Batı’da rakı savunuculuğuna sıkıştıran, kadın denilince akıllarına sadece kadın bedeni gelen, bu yüzden kürtaj destekçisi ‘bedenime dokunma’ eylemlerinin yılmaz savunucusu olan KESK ve Eğitim-Sen’den bu eylemi anlamasını beklemiyoruz. Ama şunu biliyoruz ki, pek çok konuda aynı düşünmemekle birlikte sağduyu, akıl ve izan sahibi pek çok Eğitim-Sen’li arkadaşımız eylemimizi sözlü ve fiili olarak desteklemektedir. Sanıyoruz ki, Ali Paşa Şanlı’yı çıldırtıp densiz açıklamalarına sebeplerden birisi de budur.”

Eğitim-Bir-Sen’in büyük katılımla gerçekleştirdiği serbest kıyafet eyleminin bir turnusol kağıdı vazifesi gördüğünü dile getiren Karaman, “Eğitim-Sen ve şube başkanının statüko aşığı olduğu ve statükonun yeni borazancısı olduğu artık açık bir şekilde gün yüzüne çıkmıştır” diye konuştu.