Genel Yetkili Sendika

Suriyeli Öğrencilere Defter ve Kalem Yardımı

Şubemiz, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Kilis’e sığınan ve kendi kurdukları okulda Suriyeli öğretmenler denetiminde eğitim gören mülteci öğrencileri unutmadı. Şube yöneticilerimiz, kentte eğitim gören Suriyeli öğrencilere defter ve kalem dağıttı.

Şube Başkanımız Bekir Şen, yarım asra yakın bir zamandır devam eden diktatör yönetimlerin baskısı altında yaşayan Müslüman halkların başkaldırısının en son Suriye direnişiyle yeni bir boyut kazandığını belirterek, “Suriye halkının zorba ve Batı destekli Baas rejimine karşı kıyamı üçüncü yılına girmiştir. Bugüne kadar yaşanan zulümler bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Mali’ye bir gün bile tahammül edemeyen Batılıların Suriye konusundaki sessizliği ısrarla sürdürmesinin tek açıklaması var, o da, Mali’de elden giden sömürgedir. Suriye’de geçen her gün katledilen yüzlerce insan Batı’nın sadece sevincini artırmaktadır” dedi.

Suriye direnişine Batı’nın sessiz kalmasının, onlardaki haçlı ruhuna ve emperyalist emellerine bağlı olabileceğini ifade eden Şen, “Ancak İslam dünyasının sessizliği anlaşılır ve kabul edilebilir gibi değildir. İslam ülkelerindeki Batı güdümlü yöneticilerin zelil durumu tarihin kirli sayfalarında yerini alacaktır. Ancak dünyanın bu ölüm sessizliğine rağmen Suriye’deki savaş ümmetin imtihanı olmaya devam ediyor. Zulme karşı ayağa kalkan insanlara karşı tam iki yıldır akıl almaz zulümler icra eden Esad diktatörlüğü işlediği insanlık suçlarına her gün bir yenisini ekliyor. Şehirleri Scud füzeleriyle vurmak, kimyasal silahları kullanmak Baas diktatörlüğünün en son icraatı olarak tarihe geçmiş bulunuyor. Son iki yıldır korku duvarını aşan Suriye halkının sabırlı direnişine karşı bilanço her geçen gün daha da ağırlaşıyor. 2 yılda Suriye’de 70 bin kişi katledildi, on binlerce kişi kayıp, yüz binlercesi Baas zindanlarında tutsak. Milyonlarca Müslüman ise muhacir durumda ve zor şartlarda hayatta kalma mücadelesi veriyor. Ülke dışına çıkamayan milyonlarca insan yeni bir güne daha uyanabilme mücadelesi veriyor. Suriye halkı hayatta kalmak için kedi eti yeme fetvası ararken, birçok bölgede açlık sebebiyle toplu ölüm tehlikesi baş göstermektedir. Bir kısım çevreler, anlamsız tartışmalar, temelsiz komplo teorileri ve kardeşlik hukukunu ayaklar altına alan tutumlarla zihinleri karıştırmaya çalışmakla meşgul ve ne yazık ki bir vücudun azası gibi olması gereken Müslümanlar Suriyeli kardeşlerinin feryatlarını duyma, acılarını paylaşma hususunda zaaf içinde. Artık mezhebi ve siyasi yaklaşımları bir yana bırakarak şehit edilen yüz binleri, açlıktan ölen milyonları ve yerle bir edilen beldelerin sakinlerini sahiplenmemiz gerekiyor.”