Genel Yetkili Sendika

Yetkiliyken İş Bırakma Kararı Alan Tek Sendikayız

Gölbaşı İlçe Temsilciliğimiz, Serhat Otel Tesisleri’nde yemekli toplantı düzenledi. Toplantıya Şube yönetimi, ilçe temsilcileri ve üyeler katıldı.

İlçe Temsilcimiz Rıfat Elçi’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda söz alan Şube Başkanımız Gaffari İzci, “Örgütlü güç sorun çözen güçtür, örgütlü toplum medeni toplumdur, örgütlü güç farkındalık oluşturan bir toplumdur. Biz bu misyonu ve duruşuyla bu ülkede artık güdülmek istemiyoruz. Bu ülkede bizim çözümlerimiz var, alternatiflerimiz var, kararımız var, sözümüz var, emeğimiz var; o halde biz de bu kararımızla, bu emeğimizle, bu duruşumuzla var olmak istiyoruz” dedi.

2012 yılı toplu sözleşme sonuçlarını aktaran değinen İzci, “Eğitim hizmet kolunda sendikalaşma oranı yüzde 57 olursa, halen sendikasızların oranı yüzde 43 ise ve bölünmüş sendikacılık yapısıyla çok çok etkili sonuçlar beklemenin haksızlık olduğunu düşünüyoruz. Biz Eğitim-Bir-Sen ve Memur Sen’in duruşunu ve misyonunu, bakış açısını çalışanlara anlatabilirsek çalışanların çoğunluğu Eğitim-Bir-Sen’e üye olur. Çünkü biz derin güçlerle ilintili olarak sendikacılık yapmadık, yapmayacağız. Biz bugünlere bedel ödeyerek geldik. Bizi bağlayan şey bu milletin aziz değerleridir, bu milletin ülküsüdür, bu milletin duruşudur” şeklinde konuştu.

Sarı sendikacılık söylemlerine itibar edilmemesi gerektiğini ifade eden İzci, şöyle devam etti: “Sarı sendikacılık söylemlerine itibar etmiyoruz ve bizi sarı sendikacılık şeklinde itham edenlere bunu aynen iade ediyoruz. Çünkü biz iktidarın borazanlığını yapmıyoruz. Yetkiliyken grev kararı alan tek sendikayız. Bizim iktidarla örtüşen bir dünya görüşümüz var, sosyal taban örtüşmemiz var ama biz bugüne kadar hiçbir partinin borazanlığını yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız.”

Serbest kılık eylemine de değinen İzci, şunları söyledi: “Memur-Sen tarafından başlatılan ‘Özgürlük İçin 10 Milyon İmza’ kampanyasında, 14 Ocak-14 Şubat tarihlerini kapsayan sürede 12 milyon 300 bin imza toplanmıştır. Bu da gösteriyor ki, kıyafet yönetmeliğine karşı bir itiraz vardır. Kamu görevlilerinin görev sırasında ve görev yerlerindeki kılık-kıyafetlerine ilişkin usul ve esasları belirleyen 1980 askeri darbesi dönemi ürünü Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik, temel hak ve özgürlüklere, uluslararası anlaşmalara, eşitlik, ayrımcılık yasağı gibi evrensel hukukun temel ilkelerine aykırı hükümler taşımasına rağmen otuz yılı aşkın süredir yürürlüktedir. Bu bağlamda kıyafet özgürlüğüne ilişkin sendikanın kararlı tutumu devam edecektir.”