Genel Yetkili Sendika

Bir Huzur Adası ve Sevgi Yurduna Dönüşen Bir Ülke İstiyoruz

Şubemiz, kadın üyeleri için Şark Lokantası’nda yemekli bir toplantı düzenledi. Burada bir konuşma yapan Şube Başkanımız Bayram Güler, annelerin, sağlıklı bir toplumun temel taşı olduğunu ifade ederek, “Onların yaşam şartlarının iyileştirilmesi, mutlu ve huzurlu, endişelerden uzak bir hayat sürmeleri, şüphesiz yetiştirecekleri nesillerin mutluluğu için de vazgeçilmez bir önem taşımaktadır. Onlar, bitmek bilmeyen sabrın, affediciliğin, hoşgörünün, bilgeliğin, fedakârlığın, sevgi ve saygının, hayata dair tüm eşsiz ve yüce duyguların timsalidir” dedi.

Bir ferdin kişiliğinin oluşumunda, yetenek ve hassasiyetlerinin gelişmesinde annesiyle geçirdiği bebeklik ve çocukluk yıllarının önemli bir yer tuttuğunu kaydeden Güler, şöyle devam etti: “Bir milleti millet yapan değerlerin her birimizde hayat bulmasında, yaşatılmasında en çok annelerin payı vardır. Yine tarih boyunca milletine yol gösteren önderlerin, kahramanların yetişmesinde de anneler çok ayrı bir yere sahiptir.”

Ailenin ve toplumun temel taşı olan annelere hak ettikleri değerin verilmesinin her şeyden önce bir vefa borcu olduğunun altını çizen Güler, “Çünkü anneler, çocukları doğuran değil, aslında toplumu doğuran, dolayısıyla yarınlarımızı şekillendiren en saygıdeğer varlıklarımızdır. Dayanışma ve sorumluluk duygusunu, zorluklarla mücadele etme bilincini; şefkati, merhameti, ahlakı ve mutluluğu eğitim-öğretim hayatımızın ilk öğretmenleri olan annelerimizden öğrendik. Barış toplumunun, annelerin söylediği sevgi dolu ninnilerle ve kulağa fısıldadığı küçük uyarılarla temellendirileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Aileyi, bilhassa anneyi ihmal eden, toplumun inşasında annenin rikkat ve esirgeyiciliğini gözden kaçıran toplumlar geleceğini tehlikeye atmaktadır” şeklinde konuştu.

Yılın her gününü çocuklarının sağlığı, esenliği, güvenliği ve geleceğini düşünerek geçiren şefkat timsali anneleri yılın bir gününde değil, her gününde hatırlamanın, hatırlarını sormanın en temel insani sorumluluk olduğu gibi milli ve manevi mirasımızın da gereği olduğunu vurgulayan Bayram Güler, şöyle konuştu: “Enerjisini içte tüketmek zorunda bırakılan, uluslararası terör siyasetinin dayatmaları ile karşı karşıya gelen, kendi vatandaşı ile ‘davalı’ bir ülke olma konumundan çıkabilen bir Türkiye istiyoruz. Bu çalkantılı coğrafyada bir huzur adası, bir sevgi yurduna dönüşen bir Türkiye istiyoruz. Özgürlüklerin alabildiğine genişlediği, demokrasinin ayıplardan arındırıldığı, millet egemenliğinin içselleştirildiği, adalet, eşitlik ve hakça paylaşımın gerçekleştirildiği, kalkınmış ve müreffeh bir ülke istiyoruz. Anneler Günü’nü, çalışan annelerin sorunlarını bir kez daha dillendirme ve başlara taç annelerin çalışma hayatında yaşadığı sıkıntılardan arındırılması için sürdürdüğümüz mücadeleyi tazeleme vesilesi olarak kabul ediyoruz.”