Şubemiz, üyeler ve aileleri başta olmak üzere bin 500 kişinin katıldığı bir iftar programı düzenledi. Programda konuşan Şube Başkanımız Cemil Çağlar, sendikal çalışmalara ve gündeme ilişkin konulara değindi.
Milli Eğitim ve KYK’dan sonra üniversitede de yetkiyi aldıklarını belirten Çağlar, “İstikrarlı bir şekilde büyümemiz devam etmektedir. Sendika olarak gerçekleştirdiğimiz iftar programlarımızın yanında, öğretmenler günü programları, yılsonu piknik programımız ve diğer etkinlerimiz artık geleneksel hale geldi. Yine kadın üyelerimize yönelik Dünya Kadınlar Günü ve Anneler Günü programlarımız bir araya gelmemize vesile olmaya devam ediyor. Dönem içinde okul temsilcilerimiz ve okul yöneticilerimizle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulunuyor, yol haritalarımızı kontrol ediyoruz. Biliyoruz ki, bu tür organizasyonlar; üyelerimizin sendikamıza olan ünsiyetini, gönül bağını güçlendirmektedir. Çünkü biz Türkiye’nin en güçlü ailesiyiz. Bundan hareketle ailemizin her ferdinin sorunları bizim sorunumuzdur anlayışıyla çalışıyor, her geçen gün tempoyu yükseltiyoruz. Bugün bu tesislere sığmadık. Çalışmalarımızın semeresini alıyoruz. Aynı şekilde üniversite çalışanlarına ve KYK çalışanlarına da ayrı ayrı iftar programı düzenledik” dedi.
Cemil Çağlar, gündemle ilgili olarak, “Bir kez daha zor dönemlerden ve zor süreçlerden geçiyoruz. Küresel sermaye ve yerli taşeronları Türkiye’nin huzur ve istikrarını bozmayı hedef almaya devam ediyor. İşte en yakın örneği Gezi Parkı’nda yaşananlar. Başta ağaç ve doğa sevgisi olarak başladı, sonra arkasından bir yığın çapanoğlu çıktı” şeklinde konuştu.
“Ülkemizin üzerinde operasyon yapılmasına izin vermemeliyiz” diyen Çağlar, şöyle konuştu: “Kaos, kargaşa çıkartmak isteyenler, büyük Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerdir. Bizim tüm siyasi partilerde, sivil toplum örgütlerinden isteğimiz, topluma sağduyu ve sükûnet aşılamalarıdır. Ve daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakları alanında çalışmalar yapmalıdırlar. İktidar ve muhalefet toplumun tüm kesimlerine duyarlı olmalıdır.”
Bu yıl ikincisi yapılacak olan toplu sözleşmede, öncelikle özel hizmet tazminatından sosyal ve özlük haklara kadar insan onuruna yaraşır bir zam alacaklarına inandıklarını söyleyen Çağlar, “Ülkenin kalkınmasından ve büyümesinden eğitim çalışanı olarak payımızı istemekteyiz. Kamu işvereni bu toplu sözleşme döneminde eğitim çalışanlarının beklentilerine cevap vererek iade-i itibarda bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.