Celal Bayar Üniversite Temsilcilik Yönetim Kurulu Üyemiz Yrd. Doç Dr. Kamil Şirin, akademik ve idari personelin sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulmasını istediklerini ifade ederek, “2023 ve 2071 hedeflerine uygun, altyapısı ve çalışanlarıyla başarılı, ilerici, modern, bilimsel yeterliliğe sahip, dünya ile yarışan üniversiteler hedefliyoruz” dedi.
Şirin, üniversite personelinin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, Temsilcilik Yönetim Kurulu üyeleri Yrd. Doç. Selim Altıntop ve Prof. Dr. Kenan Erdoğan ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.
Celal Bayar Üniversite Temsilciliği olarak, üniversitelerimizdeki idari ve akademik personelin sorunlarının bir an önce çözüme kavuşturulması için bir araya geldiklerini belirten Şirin, “Yeni YÖK Yasa Tasarısı acil olarak düzenlenmeli ve yasalaşmalıdır. 1980’lerin şartlarına göre hazırlanan bir yasayla üniversiteleri yönetmek, üniversitelerden bilgi ve teknoloji üretmesini beklemek mümkün değildir” dedi.
Demokratikleşmeyi, akademik özgürlüğü, kaliteli eğitimi, güncel bilgiyi ve derinleşmiş bilinci merkeze alan, ara rejim kalıntılarından bütünüyle arındırılmış bir üniversite ve yükseköğretim sistemini sürdürmek gerektiğini kaydeden Kamil Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğretim elemanlarının maaşları 21. yüzyıl Türkiyesi’ne göre düzenlenmeli ve benzer meslek gruplarına göre ücretlerde hak ettikleri iyileştirme yapılmalıdır. Üniversitelerde okutman, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent, profesör olmak üzere birbiri arasında çeşitli gelir kalemleri ve avantajlarla farklı ücret uygulamaları söz konusu. Üniversitede görev yapmaktan ve bilim adamı olmaktan dolayı keyiflenen bir yapı olması gerekirken, reva görülen ücretlendirmeyle hayıflanan bir akademik yapı var. Üniversitelerde akademik personel arasında acilen adil bir ücret sistemine ihtiyaç var. Adil bir ücretlendirme tablosu oluşturup bordrolar ek ödemeyle tahkim edilmelidir.”
İdari personelin özlük haklarının iyileştirilmesi, ikinci öğretim mesai ücretlerinin tekrar düzenlenerek aldıkları oran ve miktarın artırılması gerektiğini vurgulayan Şirin, “Yrd. Doç, Doç ve Prof. kadrolarına atanma kriterleri öğretim elemanlarının performansına dayalı olmalı ve kriterleri sağlayan herkese verilmelidir. Ülkemizde pek çok üniversite, gerek öğrenciler gerek öğretim elemanları gerekse idari/yönetim işlemleri açısından avantajları yönünden Bağıl Değerlendirme Sistemi’ni kullanmaktadır. Bu yüzden akademik personel açısından önemli olan Yabancı Dil Sınavı’nda da bağıl değerlendirme sistemine geçilmelidir. 28 Şubat sürecinde mağdur edilen akademisyenler, doktoralarını bitirdikten sonra yıllarca hak ettikleri akademik kadroları verilmediği için derslere girememiş, yüksek lisans-doktora öğrencisi yetiştirememiş, bilimsel projeleri desteklenmemiş dolayısıyla akademik çalışmalardan uzak kalmışlardır. Bu yüzden doçentlik kriterlerini yerine getirememektedirler. 1998-2004 yılları arasında doktorasını bitirdiği halde en az 5 yıl boyunca Yrd. Doç. kadroları verilmeyen öğretim elamanlarının doçentlik kriterlerinin yumuşatılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.